12 Nisan 2012 Perşembe

z-9

deliye hergün bayram misali hergün diyeti bozmak için onlarca sebebim var. ama bugünün durumu valla billa çok özel. oğluşumun doğum günü. 4 yıl önce anne olduğum gün bugün. ne yedim dirseniz:

sabah: peynirli omlet, peynir


öğle: kaşar ve çerez

akşam: boool salata, 8 cm uzunluğunda kıymalı kaşarlı pide, şalgam suyu

sonra: yarım dilim kreması sıyrılmış yaş pasta

uzun, yoğun ve yorucu bi gündü. öğle yemeğine çıkmadım. sabah yanıma aldığım kaşarlar ve ofiste 2-3 haftadır duran çerezi atıştırabildim ancak. akşamsa gerçekten kendimi tuttum denebilir. diyette olmasam rahat yediğim pidenin 5 katını yer, 2 bardak ayran içerdim. sonrasında koca bir dilim pasta ve yanına kurabiyeleri götürürdüm. şimdi bu yiyemediklerimin eksi haneme yazılarak hızla kilo vermeyi umup, uykuya dalıyorum.

son olarak: mutlu yıllar canım kuzum, hayatımın anlamı, bi tanem. iy ki doğdun.

10 Nisan 2012 Salı

z-8



bugün sersemleticiydi benim için. sabah şeker yüklemesi yapıldı. öğlen yarıma kadar aç kaldım. dengemi sarstı bu durum. yediklerimi de etkiledi elbette. neler yedim? aşağıda:

sabah: 75 gr glukoz

öğle: az dünden kalan mantarlı tavuk sote, peynirli börek
tahin pekmez 2 kaşık kadar

ara: 1 portakal, 1 karecik çikolata

akşam: ızgaramsı tavuk, bol salata, şalgam suyu


diyette çikolatanın tahin pekmezin işi ne? kendimi tutamadım yine:(((
yarın oğluşumun doğumgünü. nasıl kendimi tutucam bakalım?



yüküm şekerdir benim

şeker yüklemesi yapıldı bana ve eşcazıma. öğleye kadar hastanede aç, susuz bekledik. aralıklarla toplamda 8 tüp kan verdik bu süreçte. açlık vurdu tabi biraz. arada bi dışarı çıkmıştık. eşimin şekeri düştü, yığılıp düşmeden geri döndüğümüze şükrettim. ben de ilk kez şöyle bi şey yaşadım: sanki gögüs, göbek bölgem, dirseklerim, diz kapaklarımın arkası ıslakmış gibi hissettim. dizlerimde hafif bi titreme oldu sonra. garip hisler. allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin.

bir de ultrasonum var perşembeye. sonuçlarımı merakla bekliyorum.

9 Nisan 2012 Pazartesi

z-7

bugün sabah kahvaltısını 11 de yapabildim. doktora aç bi şekilde gitmem gerekiyo sandım ama gereksizmiş. şeker yüklemesi yarın yapılacak. bugün boş yere aç kaldım 11e kadar. 11 den sonraki durumum şu şekil:

kahvaltı: eşcazımın elinden peynirli omlet(tapıyorum ikisine de!), penir, domat, zeytin, biber.


akşam: mantarlı tavuk sote, salata. ve 2 kaşık tahin pekmez :(((

sonrası çay.

30 dk bisiklet, park imkanlarında 20 dk hareket de günümün aktivitesi.

8 Nisan 2012 Pazar

z-6

6. gün oldu, ehh hafta oluyo diyebilirim. bugün nasıldı? sabah(geç kahvaltı): peynirli omlet, domates, salatalık, biber, zeytin. öğleden sonra(akşama doğru gibi yani): tarhana çorba, fırında tavuk, bol salata. sonrasında iki farklı zaman ve mekanda 3-4 bardak çay. akşama: yarım portakal, yarım(minik) ayva, yarım kivi. 1 saat kadar doğa yürüyüşü var bi de yokuşlu inişli filan. kaç gündür tarhana çorbasında sabitlenmiş olmak hiç hoşuma gitmiyor. hatta unlu çorba içmemen yazıyor uymaya çalıştığım listede. tarhana çorbasına bayılırım normalde ama günlerdir içtiğim çorbalardan sadece birini ben pişirdim. diğerleri kaderin bir oyunu :) yediklerim (kahvaltı hariç) çok da bile isteye belirlenmiyor maalesef. bu arada bloggerdaki bu boşluk bırakamayışıma kötü laflar hazırladım.

z-5

raporlar 1 gün geriden gelir oldu. dün ne yaptım bakalım: yine imkansızlıklar içinde diyet yapmaya çalışıyorum. öncelikle öğlen arabanın sağ arka kısmını çarptım moralim bozuktu. bu durum çikolatamsı şeyler yeme arzumu tetikledi. ikinci olumusuz etken ise akşam içkili kitlesel etkinliğe katılmış olmam. yediklerim şudur: sabah: haşlanmış yumurta, 3 zeytin, peynir, 1 domates, 1 biber, yarım salatalık öğle: tarhana çorbası, kabak yemeği ara: çikolata!!! akşam: salata, köfte, 3-4 kaşık kadar pilav, azıcık ekmek sonra: az karışık meyve

7 Nisan 2012 Cumartesi

z-4

sabah: sucuklu yumurta, domates, kaşar öğle: tarhana çorba, kabak yemeği akşam: annemde yemek yememiz sebebiyle zorlandım biraz. 1 kase acayip acı tarhana, kızarmış dana eti ve bol salata, 3 kaşık makarna sonra: 1 portakal. gün boyu bol su içtim. sabah fitness salonda terlenen 1 saat geçirdim. akşamüstü ise cağnım belediyenin hizmeti olan spor aletlerinde takıldım 1 saat.

5 Nisan 2012 Perşembe

z-3

sabah: domates, slatalık, biber, kaşar öğle: 1 paket çubuk kraker, 3 üçgen peynir ve ciet cola (kel alaka, evet) akşam: kocaman bi tabak kabak yemeği, kocaman bi tabak salata sonra portakal ve çay ara öğün filan yoktu maalesef. öğlen onları yiyebildiğime şükrettim. yarım saat pedal çevirmenin eksi hanesine yazılması dileklerimle satırlarıma son veriyorum. mucuk.

4 Nisan 2012 Çarşamba

bu ne be?

blogerın yeni halini hiç sevmedim ya! paragraf yapıyorum yazarken, hatta bi kaç satır boşluk bırakıyorum ama blogger efendi hiç boşluk yokmuş gibi yazıyor. uyuz oldum.

z-2

az ya da çok ne yediysem yazayım diyorum. buraya yazmaktan utanacağım için yemem belki kötü şeyleri diyorum. o yüzden dün ve de bugün yediklerime bakılırsa hiç de zayıflamaya çalışan biri gibi beslenemediğim görülebilir... diyetsiteleri filan var böyle, kendine bi sayfa açıyosun hergün ne yediğini yazıyosun. ortama takılanlar yediklerine yorum yapıyorlar. çok yersen kızıyorlar, uslu durduysan apperim diyorlar filan. burayı da o şekle sokmak istemem ama liste tutmak faydalı olacak biliyorum. ve bugünün z raporunu yayınlıyorum: sabah: domates, salatalık, peynir, hindi jambon, çay öğle: piliç şiş (+4-5 parmak patates, 3-4 kaşık bulgur pilavı, 1 domates, 1 biber) akşam: tavuk mantar sote, marul salata birazdan portakal yiyicem bu listeye bol su eşlik ediyo bu arada.

z-1

ilk günün bir yakın/sevdicek doum günü olması ne acıdır blog(!) hatta ikinci günün de. şudur menüm: sabah yediğim yımırtanın ardında kuşluk yenen 1/2 avuç badem,antep fıstık filan. öğlen çorba, az sulu köftemsi bişey ve salata. akşam kurufasulye ve yoğurt. ardından yarım dilim kreması çatalla tepilmiş adeta bulaşıklı pandisyanya biçimindeki doum günü pastası. fonda bol su, çay filan var bi de.

3 Nisan 2012 Salı

külolarım :) (1)

vermem gereken kilolar var demiş miydim? onlara külo diyesim var hatta daha şişman gösteriyor çünkü. şimdi bugün kilo vermeye başlamamın ilk günü. yani diyet programımın ilk günü olacak. bu diyet blogları filan var ya. onlara bi özenme içindeyim. gün be gün yazıp kendimi denetleyeyim istiyorum. yediğim içtiğim neyse ayan beyan olsun, kilolar uçsun gitsin, kem gözler sürme bulamasın, dinimiz amin! şimdiiii. olayım şu; gün tamamlanmadan z raporunu vericem burda. ama şansı günüme denk geldiniz biraz spoyler verebilirim şimdiden çok merak edenleriniz için: sabah 1,5 yumurta ve biraz peynir vasati 40 çöplük bi kutu kadar. sonra da ver allah ver çay. beni bekleyin. mucuk.

19 Mart 2012 Pazartesi

festina lente

çabukkkkkk. çabuk olun, acele edin. bakın ben nasıl da hızlı hızlı yazıyorum hayata yetişiyim diye. o kadar acele yani. hemen hemen hemen. çabuk çabuk çabuk. hayat çok hızlı valla. bakın size hayatın hızla aktığına baharın geldiğine inandırmak için yemin ederek 10 sn daha kaybettim.
vermem gereken 7 kilo, çevirmem gereken bisiklet pedalı, tamamlamam gereken kitap/lar, makaleler, oğlumla oynamam gereken oyunlar, hazırlamam gereken dersler, temizlemem gereken ev, asmam gereken çamaşırlar vs için o kadar koşturmam lazım ki. alice'deki tavşancık gibi geç kaldım, geç kaldım modunda oradan oraya koşuyorum. geç kalma telaşıyla kafam dağılıyo, iş verimim düşüyo bi taraftan.
ama geç kalmışlık, işleri yetiştirememe duyguları, çok iş üstlenme, kafada plan üstüne plan kurma gibi alışkanlıklarımla daha da artıyor. bahar daha bi azim veriyor. doğduğum ay. doğduğum güne yaklaştıkça içimdeki kurtlar daha bi hareketleniyor. hareketlendikçe de işler yerinde saymaya başlıyor. kitapta 1 sayfa bile ilerleyemiyorum. yarım kilo bile veremiyorum.
kalp atışlarımı yavaşlatıp, sakin sakin yapmalıyom bu işleri; y a v a ş y a v a ş y a v a ş y a v a ş...

14 Şubat 2012 Salı

kusasım var kendime kendime

şöyle vurucu bi başlığım olaydı keşke. yukarı yazardım. bakan vurulurdu. vurulunca daaa otomatikman yazıyı okumaya motive olurdu.böyle motive edici girişlerim olsun istiyorum. ama sadece benim olmasın. muatap olduğum herkesin olsun. bana bi şeyi dan diye söylemesinler de motive etsinler önce. beni gaza getirsinler felan. şimdi yazının sonuna dek sabredenlerin böyle boktan yazıya neden vurucu başlık istediğimi anlayacaklarını umuyorum. başlık vurucu olsun bari de insanlar okusun yani. neyimiş aceba altında yazan diye merak etsinler filan.
kocam bi operasyon geçirdi. evde yatma modunda. oğluşum okullu artık. okula al bırak hareketliliğim var hergün, bi de işim var. ama hayata yetişemiyorum anasını satiym. bu anasını satıyim lafından da nefret ediyorum. nedir bu kadın cinsinin çektiği ya? erkeklerin ağzına sıçasım geliyor. bu lafımdan da utanıyorum. böyle kendi kendime kızıp, utanıp bi şeyler yapıyorum işte. kendi kendime sanki 3 kişi gibiyim ya. kız bağır kendine, sonra kendinin ağzına sıç. aman ne diyodum hayata yetişmiyorum harbiden. tembel miyim, beceriksiz mi? manyak mıyım? çok şey mi yapmaya çalışıyorum?
napıyorum ya? neden bu postu böyle ortaya s.çtım ki?

12 Aralık 2011 Pazartesi

ay em dıh pesincır

yoldayım. ankara yolları. genellikle beni mutlu günlerime götüren yollar. 93 yılından beri gelip gittiğim yollar. dostla, sevgiliyle, kuzenle, yalnız, otobüsle, dolmuşla, otomobille gittiğim yollar. canım okuluma, canım evime, canlarıma kavuşturan bazen de onlardan uzaklaştıran yollar. ilk yıllarda walkmenden kaset dinleyerek, kitabımı okuyarak kat ettiğim yollar şimdi internette gezinebildiğim, radyoodtümü dinleyebildiğim, film izleyebildiğim, neredeyse koltuğumu ofise çevirebildiğim konforda. 93 ten beri..yani 18 yıl olmuş...altınım büyümüşsün ve artık yaşlanmaktasın diyor bi ses. hem sevinçliyim hem de hüzünlü...