milletin çoktan duyduğu benim yeni keşfettim neş'e, enerji, motivasyon kaynağı:
sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Aralık 2009 Pazartesi
17 Ekim 2009 Cumartesi
I'M NOBODY! WHO ARE YOU?

I'm nobody! Who are you?
Are you nobody, too?
Then there's a pair of us — don't tell!
They'd banish us, you know.
How dreary to be somebody!
How public, like a frog
To tell your name the livelong day
To an admiring bog!
Emily Dickinson
şiir gücü az kelimeyle _ve hatta sizin her gün her türlü kirli işlerinizde kullandığınız kelimelerle üstelik_ çok şey anlatabilmesi, yüreğe dokunabilmesi. helal olsun yazanlara.
Are you nobody, too?
Then there's a pair of us — don't tell!
They'd banish us, you know.
How dreary to be somebody!
How public, like a frog
To tell your name the livelong day
To an admiring bog!
Emily Dickinson
şiir gücü az kelimeyle _ve hatta sizin her gün her türlü kirli işlerinizde kullandığınız kelimelerle üstelik_ çok şey anlatabilmesi, yüreğe dokunabilmesi. helal olsun yazanlara.
13 Ekim 2009 Salı
hepimiz birer arıza değil miyiz?
net olarak bildiğim bi şey var. arızalı tipleri okumaktan zevk alıyorum. hamdi koç bu kitabında da son derece başarılı bi şekilde anlatmış bu tipleri. eski kocası da gerçekten arızaydı bence, ayrıca murat'ın eski karısı da, çalışanı hasan da. yazarın tarzını seviyorum; yarattığı tipleri, bu tiplerin süpriz hareketlerini ve bu tiplerin hayata bakışlarını, akıl yürütme biçimlerini, saplantılarını anlatışını.
eline sağlık. her ne kadar hala yazdığı en iyi kitabın iyi dilekler ülkesi olduğunu düşünsem de son kitabını okurken de oldukça keyif aldım.
konu:
insan ilişkileri,
kitap,
sanat
4 Ekim 2009 Pazar
19 Ağustos 2009 Çarşamba
kirmantin mandalin
son 3 yazı mandalina üzerine oldu ama bunu da yazmadan geçemem. sözlükte mandalinaya bakarken bi şey fark ettim. fransızca clementine diye bi mandalina çeşidi var. bizdeki kirmantin heralde bu.
beni heyecanlandıran eternal sunshine of the spotless mind daki klementayn-tencirin biçiminde ortaya çıkan laf oyunu. böyle oyunları fark etmek ne hoş. kimbilir bunu yapan adam ne kadar keyif aldı. adamı görsem bi de ona teşekkür etsem.
beni heyecanlandıran eternal sunshine of the spotless mind daki klementayn-tencirin biçiminde ortaya çıkan laf oyunu. böyle oyunları fark etmek ne hoş. kimbilir bunu yapan adam ne kadar keyif aldı. adamı görsem bi de ona teşekkür etsem.
18 Ağustos 2009 Salı
teşekkürlüklerden
bazı insanlar var yaptıkları işle gelip yüreğine dokunabiliyorlar. üstelik sadece senin değil milyonlarca insanın. bu adamlara sanatçı diyorlar işte.
bu insanlara teşekkür etmek istiyorum. bana hissettirdikleri hisler, yaşamdan zevk almamı sağladıkları, kısa süre içince olsa herşeyi unutturup hayatı daha yaşanabilir kıldıkları için. özeniyorum onlara. ne güzel bi şey insanlara böyle güzel şeyler hissettirebilmek.
bu insanlarla öbür dünyada filan bir araya gelmeyi çok isterim. bazıları çoktan göç ettiği için öbür dünya dedim (dünya gözüyle hepsini toplayabilsem evimde ağırlasam misal süper olurdu ama). hani bir çırpıda bu duyguları bana hissettirenlerin hepsini sayamam ama oğuz atay, dolares o'riordan, gaudi, chagall, canetti ilk aklıma gelenler şimdi.
cem adrian da bunlardan. uzun zamandır dinlemediğim bi şarkısıyla karşılaştım demin. aşk ile hep beraber buyrun:
bu insanlara teşekkür etmek istiyorum. bana hissettirdikleri hisler, yaşamdan zevk almamı sağladıkları, kısa süre içince olsa herşeyi unutturup hayatı daha yaşanabilir kıldıkları için. özeniyorum onlara. ne güzel bi şey insanlara böyle güzel şeyler hissettirebilmek.
bu insanlarla öbür dünyada filan bir araya gelmeyi çok isterim. bazıları çoktan göç ettiği için öbür dünya dedim (dünya gözüyle hepsini toplayabilsem evimde ağırlasam misal süper olurdu ama). hani bir çırpıda bu duyguları bana hissettirenlerin hepsini sayamam ama oğuz atay, dolares o'riordan, gaudi, chagall, canetti ilk aklıma gelenler şimdi.
cem adrian da bunlardan. uzun zamandır dinlemediğim bi şarkısıyla karşılaştım demin. aşk ile hep beraber buyrun:
15 Nisan 2009 Çarşamba
harika çocuk!!!!

türkiye'nin "harika çocuğu". oldukça başarılı, bir o kadar mütevazı. utangaç sanki... bir ömrü müzikle geçirmek, yaptığı işle insanların yüreğine hitap edebilmek ne güzel şey!!! sesiyle ya da enstrümanından çıkan sesle beni alıp farklı dünyalara götüren insanlara bana hissettirdiklerini anlatabilseydim keşke.
idil biret konseri vardı kentimde. tüm salonu kendine hayran bıraktı dakikalarca notalara bakmaksızın güvercin gibi piyanonun tuşlarında gezinen elleriyle çaldığı eserlerle.
teşekkürler harika çocuk!!!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)