dün nasıl yedim o badem şekeri ve topi tanemmidir ne haltsa onu! gece kabuslar gördüm. o kadar susatmışlar ki beni. kaç kez uyanıp su içtim.
eşcazıma sinirliyim, bi daha böyle abur cuburlar almasın yeaa!
rüya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rüya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Nisan 2012 Cuma
23 Haziran 2009 Salı
doğum
dün gece rüyamda normal doğumla bir bebecik dünyaya getirdim. yapanlar bilirler süper bi şey doğum yapmak. sancı kısmı zor doğma kısmı oldukça kolay geçen bir doğumdu.
üretken bir döneme gireceğime yoruyorum ben bu rüyayı. öyle yormak istiyorum yani. bi sürü yarım iş, hem tamamlanması gereken hem de yeni başlanacak projeler var önümde. bi terslik olmazsa 2009 içinde girilecek önemli bir sınavım da var. tüm bunların altından alnımın akıyla çıarım umarım. rüyadan uyandığımdaki gibi mutlu olmak istiyorum 2010 a girerken.
üretken bir döneme gireceğime yoruyorum ben bu rüyayı. öyle yormak istiyorum yani. bi sürü yarım iş, hem tamamlanması gereken hem de yeni başlanacak projeler var önümde. bi terslik olmazsa 2009 içinde girilecek önemli bir sınavım da var. tüm bunların altından alnımın akıyla çıarım umarım. rüyadan uyandığımdaki gibi mutlu olmak istiyorum 2010 a girerken.
9 Mayıs 2009 Cumartesi
atatürk'üm, önderim, nabzımda atıyorsun.
süper bi rüya gördüm dün gece.
atatürk yaşıyordu. etrafında işlerini organize eden, kişisel asistanı gibi kadınlar vardı. kişisel asistan gibi dedim ama kişisel asistan deyince insanın gözünün önüne gelen (en azından benim gözümün önüne böyle tipler geliyor) uzun boylu, gözlüklü, soğuk, genç iş kadını görünümlü tipler değil. tombul, şeker, orta yaşlı, anne abla tipli, sıcak, sevecen, her an yardıma hazır, her duruma hakim ve her durumda doğru kararlar alabilen, sırtını yaslayabileceğin türden kadınlardı bunlar. ben de etrafında dolanıyorum, onunla konuşuyorum filan ama beni kişisel olarak tanımıyor atatürk.
sonra bir salona geçiyoruz. bi sürü genç var. atatürk onların karşısında konuşmaya başlıyor. başlangıçta ne hakkında konuşuyordu hatırlamıyorum ama konu matematik ve geometriye geliyor. geometri kitabından alıntılar filan yapıyor galiba. o an diyorum ki, ben niye kendimi tanıtmadım atatürk'e. çağdaş türk kadınının geldiği seviyeyi duysa nasıl sevinirdi kimbilir. bu konuşma biter bitmez gidip uzun uzun konuşayım kendisiyle diyorum içimden. sonra onu dinleyen gençler ayağa kalkıyorlar, hepsi gidip sarılıp öpmek filan istiyor. ya durun napıyosunuz siz, kimbilir hangi hastalığın virüsünü, mikrobunu taşıyorsunuz, bulaştıracaksınız şimdi, onun bünyesi çok hassas diyorum (oğlum şu sıra su çiçeği ya, aklım virüslerde tabi). oturtuyorum gençleri yerlerine.
o sırada eşimin kucağında oğluma beni uyandırmaya çalıştığını fark ettim. rüya püfff diye uçup gitti.
insanın içini ısıtan, yaşama sevinci aşılayan rüyalardan biriydi. gün boyu kendimi iyi hissetmeme neden oldu.
bu arada eşim de emre kınay'ı görmüş rüyasında :)
oğluşum ne görmüştür acaba?
atatürk yaşıyordu. etrafında işlerini organize eden, kişisel asistanı gibi kadınlar vardı. kişisel asistan gibi dedim ama kişisel asistan deyince insanın gözünün önüne gelen (en azından benim gözümün önüne böyle tipler geliyor) uzun boylu, gözlüklü, soğuk, genç iş kadını görünümlü tipler değil. tombul, şeker, orta yaşlı, anne abla tipli, sıcak, sevecen, her an yardıma hazır, her duruma hakim ve her durumda doğru kararlar alabilen, sırtını yaslayabileceğin türden kadınlardı bunlar. ben de etrafında dolanıyorum, onunla konuşuyorum filan ama beni kişisel olarak tanımıyor atatürk.
sonra bir salona geçiyoruz. bi sürü genç var. atatürk onların karşısında konuşmaya başlıyor. başlangıçta ne hakkında konuşuyordu hatırlamıyorum ama konu matematik ve geometriye geliyor. geometri kitabından alıntılar filan yapıyor galiba. o an diyorum ki, ben niye kendimi tanıtmadım atatürk'e. çağdaş türk kadınının geldiği seviyeyi duysa nasıl sevinirdi kimbilir. bu konuşma biter bitmez gidip uzun uzun konuşayım kendisiyle diyorum içimden. sonra onu dinleyen gençler ayağa kalkıyorlar, hepsi gidip sarılıp öpmek filan istiyor. ya durun napıyosunuz siz, kimbilir hangi hastalığın virüsünü, mikrobunu taşıyorsunuz, bulaştıracaksınız şimdi, onun bünyesi çok hassas diyorum (oğlum şu sıra su çiçeği ya, aklım virüslerde tabi). oturtuyorum gençleri yerlerine.
o sırada eşimin kucağında oğluma beni uyandırmaya çalıştığını fark ettim. rüya püfff diye uçup gitti.
insanın içini ısıtan, yaşama sevinci aşılayan rüyalardan biriydi. gün boyu kendimi iyi hissetmeme neden oldu.
bu arada eşim de emre kınay'ı görmüş rüyasında :)
oğluşum ne görmüştür acaba?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)