19 Mart 2012 Pazartesi
festina lente
vermem gereken 7 kilo, çevirmem gereken bisiklet pedalı, tamamlamam gereken kitap/lar, makaleler, oğlumla oynamam gereken oyunlar, hazırlamam gereken dersler, temizlemem gereken ev, asmam gereken çamaşırlar vs için o kadar koşturmam lazım ki. alice'deki tavşancık gibi geç kaldım, geç kaldım modunda oradan oraya koşuyorum. geç kalma telaşıyla kafam dağılıyo, iş verimim düşüyo bi taraftan.
ama geç kalmışlık, işleri yetiştirememe duyguları, çok iş üstlenme, kafada plan üstüne plan kurma gibi alışkanlıklarımla daha da artıyor. bahar daha bi azim veriyor. doğduğum ay. doğduğum güne yaklaştıkça içimdeki kurtlar daha bi hareketleniyor. hareketlendikçe de işler yerinde saymaya başlıyor. kitapta 1 sayfa bile ilerleyemiyorum. yarım kilo bile veremiyorum.
kalp atışlarımı yavaşlatıp, sakin sakin yapmalıyom bu işleri; y a v a ş y a v a ş y a v a ş y a v a ş...
14 Şubat 2012 Salı
kusasım var kendime kendime
kocam bi operasyon geçirdi. evde yatma modunda. oğluşum okullu artık. okula al bırak hareketliliğim var hergün, bi de işim var. ama hayata yetişemiyorum anasını satiym. bu anasını satıyim lafından da nefret ediyorum. nedir bu kadın cinsinin çektiği ya? erkeklerin ağzına sıçasım geliyor. bu lafımdan da utanıyorum. böyle kendi kendime kızıp, utanıp bi şeyler yapıyorum işte. kendi kendime sanki 3 kişi gibiyim ya. kız bağır kendine, sonra kendinin ağzına sıç. aman ne diyodum hayata yetişmiyorum harbiden. tembel miyim, beceriksiz mi? manyak mıyım? çok şey mi yapmaya çalışıyorum?
napıyorum ya? neden bu postu böyle ortaya s.çtım ki?
12 Aralık 2011 Pazartesi
ay em dıh pesincır
12 Eylül 2011 Pazartesi
9 eylül
yaylayamadım gülüm yaylayamadım derken sonunda yayladık 10 eylül cumartesi günü. yaylada kaldık gece, amcamın yayla evinde. 5 yıldır çeşitli sebeplerden bi türlü kalmayı başaramadıkları evde. ve gerçekten müthiş bi akşam geçirdik. 9 eylül evlilik yıl dönümümüz. cumaya geldi bu yıl. kociş şehir dışından akşam 21 de gelebilince güzel bi kutlama yapamadıydık. yaylamak iyi geldi.
4 Ağustos 2011 Perşembe
3 Ağustos 2011 Çarşamba
2 Ağustos 2011 Salı
1 Mart 2011 Salı
26 Ocak 2011 Çarşamba
konulu fotoya az kaldı
teknik nedenlerle konulu fotom ancak yarın karşınızda olucak.
öpenzi
23 Ocak 2011 Pazar
kedili ev kokar mı?
üniversitedeyken de böleydim ben. babam dedi ki sen oku kızım , okul bitince kendi işini kur zarar yok ama önce bi oku bakalım dedi. o günden sonra kendi işimi kurma hayaliyle yaşadım. ben kendi işimin başında olduğum hayallerini kurarken sınıf arkadaşlarım müzik grupları kurdular, gittiler festivallerde çadır filan kurdular. hayallerim öylesine beni benden aldı ki çok iyi dost olabileceğim bu sınıf arkadaşlarımla iletişim bile kuramadım. hatta araya baraj kurdum bile diyebilirim tabiri caizse .
ne diyordum? söz döndü dolaştı nerelere geldi. turşu kuramayışımı paylaşıyordum sizinle. sonra birden mayışıverdim. asıl derdim: kedi bizim minik evi kokutur mu sorusuna cevap aramaktı. ama uzun cümleler kurdum ve dönüşü olmayan bir yola girdim. kedi sorunsalı yetmezmiş gibi bir de lafı toparlama derdi çıktı mı başıma? evet çıktı efenim. hayır büyük bi evimiz olsa hiç düşünmem köpecik alırım bi tane yavrusundan. haklısınız efenim. sen kimsin ya, sen beni turgut özben mi sandın deyyus? yok efenim estafurullah, ben sizin iç sesinizim. olm manyak mısın, ne iç sesi? iç sesimsen neden senli benli konuşmuyosun da efenim filan diye hitap ediyosun uyuz? efenim çok kalbimi kırdınız bu akşam, size evde kedi beslemeylen ilgili fikirlerimi söylemiycem. ne oldu yavşak? efendi efendi konuşuyodun şimdi bu "beslemeylen", "söylemiycem" gibi kelimelerle seviyen düştü? susss! dinlemiyorum seni pislik!!!
bi dakka ya. konuşma çizgisi filan da yok benim konuşmamla bu pisliğin konuşmaları arasında. yoksa harbiden iç sesim mi o? o ben miyim? ben o mu?
amaaannnn neyse canlar ben kalkıyım bi çilingir sofrası kurayım yoksa ayık kafayla çekilmez oldu hayat!
19 Ocak 2011 Çarşamba
sözümüz söz! (konulu foto 2. bölüm)
11 Ocak 2011 Salı
yastık üstünde aşk

nasıl canlar?
seversek devam ettiririz bu işi. bizi izleyin anacım.
9 Ocak 2011 Pazar
altin yolcu
elimde bi yl tezi, kulağımda radyo odtüm. 17 yıldır bu yollarda gidip geliyorum sanırım bu en keyifli bir yolculuklarımdan biri. nasıl keyifli olmasın, misal az evvel şenol günbayrakla gülmekten etlerimiz sallandı :/
5 Ocak 2011 Çarşamba
evladım, hadi bakim sen de civıl ablanın elini öp

3 Ocak 2011 Pazartesi
2011


illallah ajandasının yanında biraz genç irisi denebilir. hatta fotoda görüldüğü gibi kendisi netbooktan irice. flu görüntü hem yılın ilk gününe yazdıklarım belli olmasın, hem koca kişisiyle elimizde kadehlerle teşhir olmayalım diye. hem de biraz nezleyim üzerinize afiyet :) bomba gibi bir yıla başlarken sönük bir post farkındayım. amaaaaan en kötü postum böyle olsun bea!
öpüyorum.
