28 Aralık 2009 Pazartesi

mevlana

zihinleri tazeleyelim:

Sevgide güneş gibi ol,
dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol,
hataları örtmede gece gibi ol,
tevazuda toprak gibi ol,
öfkede ölü gibi ol,
her ne olursan ol,
ya olduğun gibi görün,
ya göründügün gibi ol.

27 Aralık 2009 Pazar

illallah



metis'in bu sene ki ajandasının teması "inanmama hakkı", başlık "illallah". bayıldım diycem tek kelimeyle. bütün yıl birlikte olucaz. içinde minik minik notlar, alıntılar filan var. zaman zaman deyinicem onlara. sanıyorum yıl içinde konuşulacak zaten orda burda.
kısaca çok başarılı bi çalışma olmuş. hazırlayanlardan allah razı olsun.

23 Aralık 2009 Çarşamba

MiM

jewel mimledi saolsun. altında kalmayalım, yazalım:


1. dinleyin:
daha yeni bahsetmiştim. tekrar bahsedeyim. bu polkacı canları dinleyin. bi bakmışsınız müptelası olmuşsunuz ve dinlerken k.çınız başınız da oynamakta ve hayatınıza eşlik edecek akapella bir soundtrack yapmak üzeresiniz. derdi sıkıntıyı unutup coşun bununla. çingene dizilerindeki/filmelerinde durup dururken kalkıp oynamaları gibi sizde oynayın durun.


2.deneyin :
herşeyi deneyin. bu kelime mottonuz olsun. deneyin, deneyin, deneyin. bütün başarılı insanların daha çok denemiş oldukları için başarılı olduklarını düşünün. çekinmeyin, deneyin. başaramasanız da komik bi anınız olur belki.

3.her gün tekrar edin :
her sabah gözlerini açınca ya bugün son günüm olsaydı diye düşünün. o ruh haliyle kırdığınız kalpleri onarın, kalbinizi kıranların ağzının payını verin.

4.sadece tek bir gün bile olsa :
sizi uyuz eden insanlara uyuz ettiklerini hissettirin.

5.yapın :
hergün mutlaka bi iyilik yapın (kadim izci felsefesi). yakınlarınıza olmak zorunda değil, hattta hiç tanımadığınız ve yaptığınız iyilik için size borçlu kalmak durumunda olmayan, belki bir daha hiç karşılaşmayacağınız kişilere yaparsanız extra bonus.

6. okuyun:
eğer hala okumadıysanız yüzüklerin efendisini okuyun. sonra tek cilt halini yatağınızın başucuna koyun, her akşam rasgele bi sayfasını açıp en az 1-2 cümle okuyun. yılda bi kaç kez 3 ciltlik halinin herhangi birini çantanıza koyun evden çıkarken, otobüste, serviste, birini/bişeyi beklerken filan rasgele bi yerlerinden başlayıp okuyun. okuyun ki damarlarınızda akan kan temizlensin, ruhunuz arınsın.

7. için :
günde en az 3 litre su. göreceksiniz içtikçe güzelleşeceksiniz :)

ooh işte benim açımdan 7 madde. ha yapın edin dedim ama bi kısmını kendime yazdım sanırım, ben de yapıcam yani merak etmeyin.


evet efem mimimiz dwarfwaves, delfina ve lady ye gitsin. yapılacak şey anladığınız üzere bu 7 başlığı doldurmak.

14 Aralık 2009 Pazartesi

geç oldu ama temiz oldu.

milletin çoktan duyduğu benim yeni keşfettim neş'e, enerji, motivasyon kaynağı:

9 Aralık 2009 Çarşamba

4 Aralık 2009 Cuma

hayatın anlamı

herşey ne manasız ya; depremde beşik gibi sallanırken ve sevdiğim bi insanın ölüm haberini alınca hissettim bunu. önemsiz şeylere çok önemli, önemli şeylere ise önemsiz muamelesi yaptığımı da.

1 Aralık 2009 Salı

koyu kahve

bayramda efes dark brown ı keşfettim. baya olmuş çıkalı ben anca tattım. süper bi şeymiş. yanına çikolatadır hatta coco popstur tatlı şeyler yakışıyor. enteresan bi içecek olmuş eline sağlık efes.

30 Kasım 2009 Pazartesi

plan program

tatil bitiyo, işler aklına geliyo insanın. adam gibi bi plan yapıp bu işlerin altından kalkmak lazım. bi akşamda misafirliğe ayırmak lazım, sosyalleşmek de lazım yani. sonra ıspanak, pırasa filan da pişirmek lazım. daha ıspanak girmedi eve kış gireli. cuma akşamları balık yemek lazım. ipin ucunu kaçırmamak lazım.

deliye hergün bayram

bi tarihte demiştim ya evhanımı, bilim insanı, anne ıvır zıvır kimlikleri bi potada erittim yahut eritemedim diye. son zamanlarda da bi domestik yazmışım, örgüdür, yemek pişirmedir filan okuyunca öyle toplumla uyumlu gibi filan hoş olmuş hiç sorunsuz bi insanmışım filan gibi. ama bayram geldi tokat gibi şakladı ensemde. bayramların uyuz taraflarını hatırladım, hatırlamak ne kelime bizzat yaşadım.
kesilen hayvanlara merhametsiz yaklaşım, özensizlik, şiddet içeren görüntüler bi yana, insan ilişkilerindeki gerginlik aldı götürdü beni. hani bayram güzeldi? hani dostluk kardeşlik, hani sevgi saygı?
mutsuz oldum bayramda blog. çok mutsuz oldum...çocuğum bayram diye bi şeyi tadamayacak mı yoksa?

4 Kasım 2009 Çarşamba

örgücü nine


bugün süper bi blogla karşılaştım: örgücü nine . yazıları okudukça tanıdım biraz örgücü nineyi. blogun sahibesi nazik, yardımsever, torunu sahibi ama oldukça genç bi kadın. nine filan değil yani.

kırmızıdan canavarlı bi bere yapmış torununa. tek kelimeyle BA-YIL-DIM.
yeşil ip alıp benim fareye yeşilini yapıcam bi vakit bulup (fare lafı da örgücü nineden arak). azimliyim.

25 Ekim 2009 Pazar

blogcular çeşit çeşit

boş zamanım olursa izleme listemde olmayan değişik bloglara bakıyorum, bazen yorum filan yazıyorum. genelde anlatılan fikre katıldıysam, bi şeyleri beğendiysem ya da şaşırdıysam, hayrete düştüysem filan düşüncemi belirtmek ve yazarına o yazısının etkili olduğunu, beni harekete geçirdiğini belirtmek istiyorum. eğer bana çok ters bi yazıysa tepki verme zahmetine katlanmıyorum bile.
işte böyle yazdığım bir yorum neredeyse 1000 e yakın izleyeni olan blog sahibesini sanırım rahatsız etti. şaşkınlığımı ve anlattığı şeyin bana göre imkansız olduğunu anlatmaya çalışmıştım yorumda. şaşkınlık belirtmek için kullandığım ünlemi nasıl yorumladıysa artık sevimsiz ve aşağılayıcı bi yorum yazarak cevapladı beni. bunun ardından son derece kibar olduğunu düşündüğüm bir dille yazdığımı yanlış yorumladığını ve yazdığının kırıcı olduğunu anlatan yorum yazdım. aradan 2 hafta geçmesine rağmen o yorumumu yayınlamadı.
buna ne denir bilmiyorum. ayıp denir belki?

baykuşlar bastı heryeri


başlıktaki adreste bebiş entarisi gördüm baaykuşlu. hoşuma gitti. moda bloguna benzeme pahasına koyuyorum buraya.

22 Ekim 2009 Perşembe

sabır, cesaret, destek

evet alt yapı sabır, cesaret ve destek istermiş efenim. doğrudur. isteyebilir. sizde cesaret olabilir ama bende sabır kalmayınca ne önereceksiniz, sizi desteklemezsem ne b.k yiyeceksiniz?
aynı anda çalışma yapılan bi sürü yol var kentimde. yüzyılın alt yapı projesi olduğuna gerçekten inanmaya başladım: yani 100 yıl sürecekmiş gibi gelmeye başladı artık. bi yere gitmek için yola çıkıyosunuz kendinizi hedeflediğiniz noktadan bambaşka yerlerde buluyosunuz. okula gitmek için sabah kullandığım yoldan akşam eve dönemiyorum. çünkü akşama kapanmış oluyor. sanki oyun oynuyoruz: sürekli yeni süprizler yaparak hayatı otomatiğe almanızı engelliyorlar. aynı gün içinde kapalı olan yol açılıyor açık olan yol kapanıyor. ha tabi bi de açılan yolların toz toprak hali, adam gibi kapanmayan çukurlar filan çeşni katıyor yol maceranıza.
bugün girdiğim kaç sokağın sonuna yaklaşınca girilmez işaretini görüp geri dönmek zorunda kaldım. sokağın başına uyarı filan da koymuyorlar ki iyice çileden çıkasın. sanki labirentin içinde dolaşıp duran zavallı eloiscik gibi hissetttim kendimi. 8-10 dk lık yolu en az yarım saatte alabildim. sabrım kalmadı gerçekten. (bi de sabır taşıyım diye o kadar övdüm kendimi di mi? ben isyan ettiysem gerisiniz siz düşünün!)

21 Ekim 2009 Çarşamba

beklemek bizim yaşamımız

böyle bi heyecan, bi gerginlik içindeyiz. efenim beyimizin önemli bi günü yarın. öööle bekliyoruz işte.

20 Ekim 2009 Salı

blog alemlerinde paslaşma

bu blogda beni yalnız bırakmayan sevgili arkadaşım afet-i devran dan yeni bir pas geldi . 5 soru var cevaplamam gereken. buyrunuz efeem:

1- En sevdiğiniz 3 çiçek ismi
hanımeli, karanfil, nergis (misss kokuyolar, sevmeyen mi var?)

2- Gerçekleşmeyi istediğiniz 3 hayaliniz
bi kaç yıl çekirdek ailemle buralardan uzaklaşmak (ama çok uzaklaşmak)
yan flütü konser verecek kadar iyi çalabilmek (harbi hayal bu, som hayal yani)
oğluşumu sanattan, spordan, yaşamdan anlayan, kendiyle barışık, derin ama mutlu bir insan olarak yetiştirebilmek (bu hayal kalmamalı)

3- En sevdiğiniz ve sevmediğiniz 3 huyunuz
sevdiklerim: tam bir sabır taşıyım, güleryüzlüyüm, her bozgundan sonra küllerimden yeniden doğmayı becerebiliyorum.
sevmediklerim: oburluğum, tez canlılığım, zaman zaman gereksiz hoşgörülü olmam (bu hareket ilkesizlik olarak algılanıp kötüye kullanılmak isteniyor. o zaman kalp kırılıyor işte).

4- Gıcık olduğunuz 3 hareket
iki yüzlü, bencil, merhametsiz her türlü harekete gıcığım.


5-Bu benim bugüne kadar olan en kara günümdü. Dünya başıma yıkıldı ve bir daha ayağa kalkamam diye düşündüğünüz olay...
var böyle günler ama yazmak istemiyorum. hatırlamak bile içimi daraltıyor. ama bitti onlar. geçmişte kalması gereken şeyler hepsi.

efenim bu mimi izleyicilerim: öküz,
jewel, dwarfwaves, ve pink princess' e paslıyorum.
nice paslaşmalara :)